Skip to content

Posts from the ‘UfukCRY hakkında görüşler’ Category

Merve Ünsal gözüyle UfukCRY

Ufuk’un fotoğraflarına ilk baktığımda beni şaşırtan, içeriklerini algılayamadan her karenin güzelliğine kapılmamdı; yüzeyselin ötesine geçebilmem için tekrar tekrar bakmam gerekiyordu.

Renklerin birbiriyle olan ilişkisi, kompozisyon, ışık “kusursuz” olsa da, beni çeken başka bir unsurdu sanki, ben bu fotoğrafların naif bir güzelliği olduğunu düşünüyorum, fotoğrafı önemseyen, elindekinin yapabilecekleri kadar yapamayacaklarını da farkında olan birisinin fotoğraflarıydı bunlar. Bu ikilemin bir şekilde aynı karede varolabilmesinin arkasında yatanın Ufuk’un belgelemeyle kurgulamanın arasındaki farkı yok etmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. Fotoğrafların her biri sanki bir filmden çıkmışçasına sinematografik, bir hikayenin tek bir anını, adeta bir polaroidi andırıyor.

Bu “ham” estetik aslında tamamen sanatçının görsel anlayışından kaynaklanan bir yanılsama; gerek stüdyoda gerekse stüdyo sonrası kurgulanan bu fotoğraflar, insanoğlunun korkularını, mitlerini, rüyalarını, isteklerini, tutkularını “belge” olarak tanımladığımız bir araçla bize ileterek izleyiciyi şaşırtıyor, korkutuyor, içine çekiyor, arzulatıyor ve itiyor.. Fotoğrafların her biri sanki bir filmden çıkmışçasına sinematografik, bir hikayenin tek bir anını, adeta bir polaroidi andırıyor.

Merve Ünsal / Boltart Editor 2009

17 Eki 2011

Enver Şengül gözüyle UfukCRY

Şaşırtan Fotoğraflar

Ufuk Kıray’ı uzun süreden beri merak ediyordum.

O Lüleburgaz’da yaşıyor, ben Edirne’deyim. Bir saatlik mesafede olmamıza rağmen bu güne kadar hiç tanışmamıştık.

Geçtiğimiz gün EFOD-Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği’nin düzenlediği uluslararası bir etkinlik olan,
”Çek Cumhuriyeti Basın Fotoğrafları Sergisi”nde karşılaşıp tanıştık.

Fotoğraflarından yola çıkarak deli dolu ve -hoşgörüsüne sığınarak- “zıpır” birini bekliyordum, doğrusu yanılmışım. Çok beyefendi biri ile karşılaştım ve eşi ile birlikte kendisini tanıdığıma da çok sevindim.

Ufuk Kıray’ı merak ediyordum evet…

Çünkü kendisini son dönemlerin yetiştirdiği en yetenekli genç fotoğrafçılardan biri olarak görüyorum.

Güzel çekmekle yetinmiyor… Her şeyden önce güzel düşünüyor, düşüncelerini güzel kurguluyor ve sonuç olarak güzel işleyip bizlere sunuyor.

Siz bu sitede Ufuk arkadaşımızın çok az bir çalışmasını görüyorsunuz. İnternete girip araştırın. Kişisel web sitesinin yanında çok değişik sitelerde onlarca güzel ve çarpıcı fotoğrafıyla karşılaşırsınız.

Şu an izlediğiniz bu fotoğrafın, verdiği mesajın yanında fotoğraf tekniği açısından bile ne kadar başarılı olduğunu görüyorsunuz.

Son derece yalın, etkili, güzel kurgulanmış, bütün detaylar çok ayrıntılı düşünülmüş, alan derinliği yine çok başarılı uygulanarak ilgi merkezi olan ayaklara ve özellikle “evet” etiketine dikkat çekilmiş. Bunda kullandığı objektifin çok büyük katkısını görüyoruz. Nikon D300’üne taktığı Sigma 30 mm. Sabit objektifin müthiş aralığı olan 1.8 ayarını kullanmış. Bu ayar da net alanlarının dışında kalan arka planı flu bir sis perdesine dönüştürmüş.

Ana obje ve lekelerin fotoğraf alanındaki yerleşimi de son derece dengeli… Ayakların ve hemen arkasındaki beyaz lekenin (örtü) yerleşimi de yine tam olması gerektiği gibi…

Siyah beyaz tercihi de fotoğrafa daha etkili ve daha fotografik bir hava katmış.

Bu kadar az elemanla bu kadar çok şey anlatmak… İşte fotoğrafçının ustalığı burada yatıyor.

Ufuk bu son derece yalın unsurlarla bize sunduğu bu fotoğraf aslında yüzlerce sayfalık yazılar ya da saatle süren filmlerin anlatamadığını bizlere bir bakışta anlatıyor.

Fotoğrafın teknik, bilimsel, estetik ve belgesel gibi özelliklerinin yanında verdiği mesajla da siyasi ve felsefi yönü olduğunu da bu çalışmada görebiliyoruz.

Ufuk bu fotoğrafı gibi birçok fotoğrafında bizlere toplumu ilgilendiren çarpıcı mesajlar veriyor. Bu yönüyle de düşüncesine ister katılalım ister katılmayalım bir sanatçının durması gereken yerde duruyor.

Kurgusal fotoğraflarında kılı kırk yarıyor. Tüm detayları düşünüyor. Belki iyi bir kare için günlerce uğraşıyor. Modellerini bile çok doğru seçiyor. Arkadaşlarını kılıktan kılığa sokma ve hatta morgun insanı ürperten sedyelerine yatırma konularında rahatlıkla ikna etme becerisi var onda.

Sadece mesajı düşünmüyor, fotoğrafa ait temel bilgiler ışığında konuya doğru yaklaşıyor ve olması gerektiği  gibi çekiyor.

Ufuk Kıray, sadece kurgusal ve hicivsel çalışmaları ile ön plana çıkmıyor. O aynı zamanda bir photoshop ve manipülasyon ustası. Manipüle ettiği çalışmalar da yine çok iyi düşünülerek oluşturulmuş güçlü kareler olarak karşımıza çıkıyor.  İnsanı şaşırtan, bazen kışkırtan, düşündüren ve çoğu kez de gülümseten fotoğraflarla karşımıza çıkan Ufuk’u, fotoğrafçılığın geleceği parlak dahi çocuklarından biri olarak görüyorum.

İnternet dünyası çok sayıda pırıltılı fotoğrafçıyı bu dünyaya armağan etti. Ufuk Kıray’da bunlardan biri…  Onun zeka pırıltılarıyla dolu çalışmalarını izlemeye devam edin ve eminim benim gibi sizleri de hem düşünecek hem de çok şaşıracaksınız…

Enver Şengül

19.02.2011

19 Şub 2011

Fahrettin Şankaynağı gözüyle UfukCRY

Ufuk Kıray

Beş yılı geçti sanırım tanıyalı…

Ben onu hep internetin haylaz,yaramaz ve uçarı çocuğu diye tanımlarım.

Oysa,sessiz,neredeyse soluğu çıkmayan biridir çoğu zaman.Ama iç dünyasında rengarenk bir lunapark yaşatır.Çok kişi Ufuk’u sıradışı fotografları ve fotograf altı yorumlarındaki haylazlıklarıyla bilir.

Ama bende üç Ufuk vardır;
Biri,çok kişinin tanıdığı Ufuk.

İkinci Ufuk ,beyefendi,yüreği ile hareket eden,adam gibi adamdır .Bende özel bir yeri vardır ve çok severim bu Ufuk’u…

Üçüncü Ufuk,eğer batıda yaşaydı,randevu ile ulaşılabilecek bir sanatçı,dahi bir yetenek olarak karşımıza çıkardı…Bu Ufuk ise, bende hep saygın bir yerdedir…Fotografa başladığım yıllara denk geldigi için tanışmamız onun fotograf serüvenini de yakından takip edebilme imkanını elde ettim.

‘’Türk Fotografında Uslup ‘’başlığında bir çalışma yapılırsa,inanıyorum ki,yeni jenerasyondan Ufuk da bu çalışmada mutlaka anılacaktır…

Yaptığı fotograf görsel şölenden öte,her karesi bir hikaye anlatır,düşündürür ve bunu mizahi bir tadda biraz da karikatürize ederek sunar izleyenlerine.Fotografında,toplumsal çarpıklıklara duyarsız kalmaz,duygu ve düşüncelerini,ince zeka ürünü olarak özenle karelerine koyar.

Sevgili Ufuk,bu yazımdan sonra şımarma lütfen.

Yolun açık olsun ki;seni keyifle izlemeye devam edebilelim.

Fahrettin Şankaynağı

27 Ocak 2011/ İstanbul

27 Oca 2011