Skip to content

Archive for Ocak, 2011

Fahrettin Şankaynağı gözüyle UfukCRY

Ufuk Kıray

Beş yılı geçti sanırım tanıyalı…

Ben onu hep internetin haylaz,yaramaz ve uçarı çocuğu diye tanımlarım.

Oysa,sessiz,neredeyse soluğu çıkmayan biridir çoğu zaman.Ama iç dünyasında rengarenk bir lunapark yaşatır.Çok kişi Ufuk’u sıradışı fotografları ve fotograf altı yorumlarındaki haylazlıklarıyla bilir.

Ama bende üç Ufuk vardır;
Biri,çok kişinin tanıdığı Ufuk.

İkinci Ufuk ,beyefendi,yüreği ile hareket eden,adam gibi adamdır .Bende özel bir yeri vardır ve çok severim bu Ufuk’u…

Üçüncü Ufuk,eğer batıda yaşaydı,randevu ile ulaşılabilecek bir sanatçı,dahi bir yetenek olarak karşımıza çıkardı…Bu Ufuk ise, bende hep saygın bir yerdedir…Fotografa başladığım yıllara denk geldigi için tanışmamız onun fotograf serüvenini de yakından takip edebilme imkanını elde ettim.

‘’Türk Fotografında Uslup ‘’başlığında bir çalışma yapılırsa,inanıyorum ki,yeni jenerasyondan Ufuk da bu çalışmada mutlaka anılacaktır…

Yaptığı fotograf görsel şölenden öte,her karesi bir hikaye anlatır,düşündürür ve bunu mizahi bir tadda biraz da karikatürize ederek sunar izleyenlerine.Fotografında,toplumsal çarpıklıklara duyarsız kalmaz,duygu ve düşüncelerini,ince zeka ürünü olarak özenle karelerine koyar.

Sevgili Ufuk,bu yazımdan sonra şımarma lütfen.

Yolun açık olsun ki;seni keyifle izlemeye devam edebilelim.

Fahrettin Şankaynağı

27 Ocak 2011/ İstanbul

27 Oca 2011

Bizim Apaçiler ve ” Crazy Horse ” Dağ Anıtı

Yakında Apaçi’lerle ilgili bir fotoğraf çekeceğim. İçerisinde mizah unsurları olacak , tabi kast edilen çok saygı duyduğum Kızılderili halkı değil , bizim burada türeyen genç nesile ve onlara verilen Apaçi tanımlamasına göndermeli bir kurgu. Her ne kadar görsel bittiği zaman , hiç bir kesimi rencide edecek bir sonuç oluşmayacağını görecek olsanız da , yine de öncesinde böyle bir açıklama yapma gereği duydum. Apaçi kısmı tamam , şu Crazy Horse meselesi de ne diyorsanız ,işte o tam hayranlık uyandıracak birşey. O yüzden bunu sizlerle de paylaşmak istedim.

Crazy Horse ; Lakota yerlilerinin lideri . Fakat sadece Lakotalar tarafından değil, üzerinde 2 binden fazla kabilenin yaşadığı 5binden fazla dil konuşulan geniş bir kültüre sahip coğrafyada da sevilen , saygı duyulan bir lider. Amerikan yerli tarihinin en önemli kahramanlarından birisi. Kendisi hakkında uzun uzun bilgi vermeyeceğim. Muhtemelen araştırıp okuyacaksınızdır. Beyazlara karşı direnişin , mücadelenin simgesi Crazy Horse, elleri bağlı olduğu halde, bir askerin süngüsü ile öldürüldüğünde 28 yaşındadır.

Biz size beyaz adam niye buraya geldi diye sormuyoruz. Kutsal Ruh bize bu ülkeyi ev olarak verdi. Siz sizsiniz . Biz sizin karşınıza çıkmadık.Kutsal Ruh bu bol ve zengin ülkeyi yaşamak için bize verdi ve bufalloyu,geyiği,antilopu, ve diğerlerini. Fakat siz buraya geldiniz; benim toprağımı benim elimden alıyorsunuz , hayvanlarımızı öldürüyorsunuz bu durumda yaşam bizim için her geçen gün zorlaşıyor.  Şimdi kalkmış bize yaşamak için çalışın diyorsunuz fakat Kutsal Ruh bize  çalışmayaı söylemedi, yaşamak için avlanmayı öğretti.  Sen beyaz adam , istiyorsan çalışabilirsin . Biz sana engel olmayız …Biz  sizin medeniyetinizi istemiyoruz . Biz bu topraklarda  babalarımızın ve  onların babalarının
olduğu gibi yaşamak istiyoruz

İşte asıl bahsetmek istediğim şey, Amerikan Yerli tarihinin bu önemli özgürlük savaşçısı için yapılmaya başlanan, ve yapımında harc olarak; onurlu mücadele , asil bir ruh kullanılan o devasa anıt. Şöyle ki ; anıt dağın yüksekliği 195 metre genişliği ise 172 metredir. Crazy Horse anıtının boyu 27 metre olarak planlanmaktadır. böylece 18 metre olan Rushmore Dağı anıtından 9 metre daha yüksek olacaktır. Neden Rusmore Dağı anıtı kıyas olarak verildi çünkü hikaye aslında oradan başlıyor.

Rushmore Dağı’nda ; o dört Amerikan Başkanını tasvir eden anıt yapıldığında , Lakota Şeflerinden “Ayaktaki Ayı” 1947 yılında Rushmore Dağı’na yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta Nevada topraklarına bakan bir başka dağa Rushmore’un en az iki misli, en büyük piramit Keops’tan daha yüksek bir anıt inşa edilmesi için harekete geçmiştir. Bunun için Rushmore Dağı anıtında da çalışmış olan Polonyalı heykeltraş Korczak Ziolkowski’ye teklif götürmüş, Ziolkowski de bu teklifi hemen kabul etmiştir.

Ziolkovski Lakotaların unutulmaz şefi Crazy Horse’u heybetli bir atın üzerinde, ve bir eliyle Dakota ovalarını işaret ederken tasvir etmiştir. Ve Crazy Horse , işaret ettiği topraklara ” Ait olduğum toprak, gömülü olduğum topraktır” demektedir. Heykelin yapım süreci başlı başına bir meydan okumadır. Ziolkovki , 1947 yılından başlayarak, öldüğü 1982 yılına kadar , dinamitlerle , kompresörlü kazıcılarla ve ince işçilikle tek başına vazgeçmeden çalışmalarını sürdürmüştür. Ölümünden sonra 10 çocuğu , onun bıraktığı mirasi devralıp, heykeli bitirme çalışmalarını sürdürmektedirler. Rushmore Dağındaki heykellerin 14 yılda tamamlandığı düşünülürse, bu heykelin yapımının neden bu kadar uzun sürdüğünü ve halen de sürmekte olduğunu merak ediyorsunuzdur. Anıt teknolojik donanımlı profesyonel bir ekip tarafından yapılmamakta ve yapımında hiçbir devlet ve sponsor desteği bulunmamaktadır. Amerikan hükümetinin 2 defa 10’ar milyon dolarlık yardım teklifi red edilmiştir. Yukarıda, yapımında harc olarak onurlu mücadele ve asil bir ruh kullanılmıştır dememin sebebi budur. Anıtın yapılmasını hızlandırmak amacı ile 2006 yılında bir fon kurulmuş, anıtı ziyarete gelen veyahut dünyanın çeşitli yerlerinde olup ziyarete gelemeyen fakat anıtın yapılmasını destekleyen kişilerin bağışları sayesinde çalışmalar hızlı bir şekilde yürütülebilmektedir. Ben, televizyonda bir belgeselde ilk kez farkında olmuştum bu yapıdan, zamanını hatırlamıyorum fakat sadece yüz kısmını oluşturabilmişlerdi, aşağıda paylaşacağım fotoğrafta heykelin bitimini görür gibi oluyorum, bir çok ayrıntıya başlamış gibiler.

Şu anki çalışma hızı nasıldır bilemiyorum ama mevcut durumda heykelin bitim süreci olarak 2030-2050 yılları arası öngörülüyormuş. Bizim nesil için biraz ürkütücü rakamlar. Bittiği zaman dünyanın en büyük heykeli (ve en büyük meydan okuması) olacak bu eseri görebilecek zamanımız olur yada bizim zamanımız içinde bitirebilirler umarım.

Ayrıca bu anıtı, her yıl ortalama 1 milyon kişinin ziyaret ettiğini bilmenizi ve yolunuz düşerse sizin de ziyaret ederek Kızılderililerin Beyaz adama karşı onurlu mücadelesine destek olmanızı istiyorum. Çünkü onlar beyaz adam sözlerini bizden çok önce işitmişlerdi. O yüzden anıtın altında şef Red Cloud’un şu sözleri yazılıdır ; ” …Beyaz adam bize sayısını hatırlayamadığım kadar çok konuda söz verdi. Bunlardan sadece birini tuttu. En sonunda topraklarımızı elimizden alacağını söylemişti. İşte sadece bu sözünü yerine getirdi…”




21 Oca 2011

” Uçak Kazası ” geliyor

Anket resimde görüldüğü gibi neticelendi. Uçak kazası ve Ruhsuz bedenler ülkesi ; içerisinde zor çekim problemleri barındırıyor. Ama o listede görünen fotoğraf başlıklarından her biri zaten fotoğrafa dönüşecekler. Ben sadece sıralama olarak hangilerine yoğunlaşmam gerektiğini görmek istemiştim. Bugün itibari ile “Uçak Kazası” fotoğrafının çekimlerine başladım. Beni endişelendiren şey aklımdaki görüntüyü gerçeğe yakın fotoğraflayamamaktı ama , O çekimle ilgili çok büyük bir sorunu atlattık bugün. Kurgunun temel öğesi olduğu için , süprizi bozmamak adına şu an paylaşmayacağım. Ancak kurgunun tüm aşamalarını , fotoğraf hazırlandıktan sonra, buradan paylaşmayı düşünüyorum – ki muhtemelen oluşum anını merak da edeceksinizdir.
Ana öğeler büyük oranda tamamlandı ancak , sahne içerisinde olması gereken özellike model ağırlıklı çekimlerin biraraya gelmesi biraz zaman alacak gibi görünüyor.

9 Oca 2011

2011/ Yeni fotoğraflar için anket

Aşağıdaki liste dışında fotoğraflanmasını istediğiniz herhangi bir konu belirtmek isterseniz,
“Other” bölümüne yazabilirsiniz .

Diğer olarak belirtilen konular , Şimdilik ; “Doğa Düşmanları” , “Beyin Göçü” , “Son Yemek” Serkan da “Hiç Çekme” olarak yazmış:)

3 Oca 2011